Ahşap ev Restorasyonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ahşap ev Restorasyonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ağırlıklı olarak bir Osmanlı dönemi şehri olan Safranbolu daha çok 18. ve 19. yy. geleneksel Türk toplum yaşantısını günümüze aktarmaktadır. Şehir Türk kent kültürünün ve mimarisinin bir zirvesini oluşturduğu için yeni tarz aranmamış ve 1940’lara kadar fazla değişikliğe uğramadan bakım ve onarımlarla koruna gelmiştir. Bu tarihlerde Demir-Çelik endüstrisinin kurulması ile Karabük hızlı bir gelişmeye sahne olmuş ve yeni cazibe merkezi haline gelmeye başlamıştır. Bu sayede ülkemizde hızlı kentleşmenin ve değişimin yaşandığı 1950 sonrası dönemde Safranbolu hiçbir bozulma riski yaşamamış, kentleşme tümü ile Karabük’ te ve daha sonraki dönemde Safranbolu’nun ayrı bir kesimini oluşturan Kıranköy-Hastarla mevkiinde yoğunlaşmıştır. 1975’lere gelindiğinde ilçede dönemin belediye başkanı Kızıltan ULUKAVAK’ ın önderliğinde yerel yönetim ve üniversitelerle işbirliği yaparak korumacılığı benimsetme ve yayma çabalarına girişmiş, bu yılın dünya miras yılı olmasından yararlanarak Safranbolu’yu ülkemizde ve Dünyada ön plana çıkarmayı başarmıştır.
Kültür Bakanlığı Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu 8 Ekim 1976’ da Safranbolu için Koruma Kararı almıştır. Bu ilk koruma kararı ile kültür ve tarihsel, yasal gerekçeler izah edilerek planlı koruma sağlanıncaya kadar geçiş dönemi yapılaşma koşulları ortaya konmuştur. Korunacak yapılar belirlenmiş yol formunu yaratan öğelerin, yolların ve yol dokusunun, bahçe duvarlarının, doğal görüntünün korunması ve alt yapı öğelerinin denetim altında tutulması ön görülmüştür.
2 Mayıs 1985 tarihinde Taşınmaz Kültür Varlıkları Yüksek Kurulu Bağlar ve Çarşı bölgesinde yer alan iki kentsel sit alanı ve doğal sit sınırlarındaki 810 sivil mimarlık örneği, 165 anıt eserin tesciline karar vermiştir. Aynı kararla şehri koruma imar planının belediyece yaptırılması benimsenmiştir. Safranbolu Koruma İmar Planı ise 1991 yılında kabul edilerek uygulamaya konulmuştur.
Safranbolu’nun örnek korumacılık çalışmalarına sahne olduğu 1975 sonrası dönemde Kültür Bakanlığı şehirde Kaymakamlar Evi olarak bilinen konağı satın alarak Eğitim Merkezi olarak, ayrıca Yemeniciler Arastasını ve Eski Hastane Binasını restore ettirmiştir. Safranbolu Sağlılıklaştırma Projesi kapsamında 30 kadar evin dış cephe restorasyonu düzenlemesini yaptırmıştır. Sonra Vakıflar Genel Müdürlüğü Cinci Hamamı, Köprülü Mehmet Paşa, İzzet Mehmet Paşa, Kütükçü, Kilci, Ulucami, Yıldız, Değirmencioğlu, Mescit Camilerinin restorasyonlarını gerçekleştirmiştir. Cinci Hanı restorasyonuna 1990 yılında başlanmış, Vakıflar Genel Müdürlüğünce Restore Et Devret Modeli ile İşletmeciye teslim edilmiş, 4 Mayıs 2004 tarihinden itibaren Otel, Restoran ve Cafe olarak hizmete açılmıştır.
Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu ise Asmazlar Konağını satın alarak Otel olarak restore ettirmiştir. Karabük Valiliğince bazı eserlerin restorasyonu sağlanmıştır. Bunlar; Tarihi Saat Kulesi, İncekaya Su Kemeri, Yörük Köyü Arnavut Kaldırımı, Hıdırlık Yokuşu Sokağı ile Kaymakamlar Evi bahçe düzenlemesidir.
Safranbolu Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığınca tarafından yapılan Restorasyon Uygulamaları;
1. Birliğe ait tarihi konağın restore edilerek, otel haline getirilmesi.Restorasyon tamamlanmış olup, keşif bedeli 140 milyar TL’dir.
2. 42 adet tarihi çeşmenin restorasyonu tamamlanmış olup, 80 milyar TL. ödeme yapılmıştır.Ayrıca halihazırda 20 adet çeşmenin ihale hazırlığı yapılmaktadır.
3. Yörük Köyü Vakıf Evinin restorasyonu tamamlanmış bulunmaktadır.(15 Milyar TL)

4. 10 adet Tarihi Caminin Restorasyonundan;

a) Kazdağlıoğlu Camii
b) Müftüpınarı Camii
c) Dağdelen Camii
d) Hükümet Konağındaki mescit
e) Lütfiye Camii
f) Tabakhane Camii
g) Kabasofta Camii
h) Eski Camii
ı) Tarihi Tekke Mescidi
i) Tarihi Yıldız Camii
Bütün bu camilerin toplam proje ve restorasyon bedeli olarak 2 Trilyon harcanmaktadır.
5. İlçe merkezinde çok sayıda bulunan türbelerden acil olarak restorasyonu gereken;
Şehir mezarlığındaki Şeyh Mustafa Efendi Türbesi, Cemal Caymaz Mahallesindeki Yıldız Baba Türbesi, Kirkille Mahallesi Karaman Çukuru mevkiindeki Ergüllü Baba Türbesi ile Kırıklar Köyü Göveren Türbesi ve Ovacuma Beldesi Cebbar Köyü Türbelerinin restorasyonu Safranbolu Kaymakamlığı ve İlçe Müftülüğünce yaptırılmıştır.
6. Mektepçiler konağının restorasyonu ve keşif bedeli için 182.000 YTL. olup restorasyonu tamamlanmıştır.
7. Hükümet Konağı çevre düzenlemeleri çalışması, keşif bedeli 619.000 YTL olup, çalışmalar tamamlandı.
8. Tarihi Ceza Evinin onarım restorasyonu., proje bedeli 425.000 YTL olup, çalışmalar devam ediyor.
9. Hıdırlık Tepesi Restorasyonu, proje maliyeti 675.000 YTL olup, ihalesi yapılmış ve çalışmalara başlanmıştır.
10. Tarihi Cinci Hamamı restorasyonu, projesi hazırlanmaktadır.
11. Tarihi Konarı Köprüsü ile Karabük-Kastamonu İlleri arasındaki karayolunda bulunan Taşköprü ve Eski Çevrikköprü, Korunması Gerekli Kültür Varlığı olarak tescillendi. Söz konusu köprülerin restorasyon projeleri Kurulca onaylandı. İhale çalışmaları devam ediyor.

TEDAŞ ile TELEKOM A.Ş. görüntü kirliliği yaratan elektrik haberleşme dağıtım tesislerini yeraltına alarak korumacılık ve çevre duyarlılığı açısından önemli bir atılım yapmışlardır.

İlçede Turizm Otelcilik ve Restorasyon bölümleri bulunan Safranbolu Meslek Yüksekokulu’ nun 1992 yılında kurulması korumacılık faaliyetlerine bilimsel katkı ve katılımı sağlamıştır.

UNESCO tarafından 1994 yılı sonunda dünya miras listesine dahil edilerek insanlığın ortak mirası haline gelen Safranbolu’yu korumak artık yalnızca Safranbolu’ luların sorumluluğu altından çıkmıştır. Devletimiz, ülkemizin insanları ve tüm dünya insanları Safranbolu’yu koruma konusunda ortak sorumluluğa sahiptir. (Fotoğraf Kaynağı: Gamze Demir)


İstanbul'da Boğaz, İzmir'de Konak ya da Bursa'da Cumalıkızık olsun tarihi ahşap evler tarihin şekillendirdiği estetiği, yüzyılların işçilik tecrübesini, bize özel yaşam biçimini günümüze kadar korumuşlardır.
Ahşap evlerin güzelliği sadece Boğaziçi'nin erguvanlarla süslenmiş dar sokaklarını şekillendirmekle kalmaz. Her evin içi onu ilk yaptıran kişinin gereksinimlerinden yola çıkan, belki günümüzde unutulmaya yüz tutmuş bir yaşam biçiminin izlerini taşır.
Üzerinde çalıştığımız bir çok tarihi evde kendime sürekli tekrar ettiğim bir kuralım var.
Ev Sahiplerine binayı baştan şekillendirmemelerini, Tarihi Ev'in yaşamlarını şekillendirmesine de izin verilmelerini öneriyorum.
Bu sadece korumacı bir yaklaşımdan kaynaklanmıyor. Tarihi yapıların kendi plan özellikleri bence bugün alıştığımız evlerden daha iyi bir yaşam sunuyorlar. Örneğin geleneksel Türk Evi’nde ya sofa ya da hayat mutlaka vardır. Bunlar tüm ailenin buluştuğu, birlikte vakit geçirdiği ortak mekanlardır.
Merdivenler sofaya açılır. Odalara sofadan girilir. Böylece sıkıştırılmış bir koridor için yer kaybedilmez. Koridorlu yatay yaşam yerine, merdivenli düşey bir yaşam ve herkesin ortak kullandığı sofalar vardı. Merdiven, sofalar, pencere önünde oturma düzeni, taşlık, cumba, kafesler gibi farklı işlevler bu evlerin içindeki yaşam tarzını oluşturan, değiştiren, insanları şekillendiren özellikler.












Tarihi evlerde görülen bir başka nefis çözüm de detaylarda gizlidir. Türk Evi'nde gereksiz süsleme azdır. Süsleme ve bezemeler işlev gereği eklenmiş elemanlara yapılır. Cumbayı desteklenmesi için eklenmiş bir payanda, taşıyıcı sisteme göre şekillenirken, ince çıtalarla süslenir. Ahşap tavan kaplamalarının arasını kapatmak için kullanılan profilli çıtalar, zengin bir geometrik süs olarak kullanılırlar.
Bu kültür varlıkları sadece dış cephe kaplamasından ibaret değiller, aslında başka türlü bir yaşam kurgusunu günümüze getirdiler. Belki bu kurguyu terk etmesek daha iyi yaşayacaktık.
Bölgesel özelliklerde, tipolojilerde bunu daha net görebiliriz. Sıcak iklimlerin evleri, soğuk iklimlerin evleri, yağmurlu iklimlerin evleri farklı ve çevrelerine uyumlu özellikler taşırlar.
Zengin evleri ile sıradan insanların evleri de birbirinden farklıdır.
Yan yana mahallelerin bile farklı plan şemaları olabilir.
Yapıları yeniden kullanıma hazırlarken özgün detaylarını, şemalarını olabildiğince korumaya çalışıyoruz. Bazen ince bir detay bizim o anda tespit edemediğimiz bir soruna çözüm olabiliyor.


Özgün detaylarını koruyarak modernize ettiğimiz ahşap kapının denizliğinde normalde rastlanandan fazla detay vardı. Bir poyraz fırtınasından yağmurun düştüğü noktadan yukarı tırmandığına şahit olunca kapının detayını korumakla ne kadar doğru bir iş yaptığımızı gördüm.
Ahşap taşıyıcı sistem de sık ama küçük ölçülü taşıyıcı elamanları sayesinde binaların duvarlarının ince, yükünün hafif, penceresinin bol olmasının sağlıyor. Betonarmenin hantal kolonları, her yerden sarkan kirişleri ahşap mimariyi terk ettiğimiz günden beri bize sağlamlık vaat ediyor, ancak kendisi için kurgulanmış binalarda estetiğini bulabiliyor.
Bu yapılar sağlamlıklarını yüzyıllara dayanmış doğal malzemeleri ile zaten ispatlamışlar. Hem sağlam, hem de doğal ahşabı çürüme ve yangın gibi tehlikelere karşı güçlendirerek kullanıyoruz.
Eski Eser, Sivil Mimarlık Örneği ya da Ahşap Ev olarak adlandırılan Tarihi Evlerimiz hem estetik, hem tarihi hem de kentlerimizin en güzel bölgelerinde olmaları nedeni ile çok değerliler.
Onlara sahip olan şanslı kişiler bir de evlerin hikayelerini dinlemeye gönüllü olurlarsa nesiller boyu koruyabilecekleri yeni ailelere kapıları açık.




Hakkımızda

Öne Çıkan Yayın

Safranbolu'da Korumacılık

Ağırlıklı olarak bir Osmanlı dönemi şehri olan Safranbolu daha çok 18. ve 19. yy. geleneksel Türk toplum yaşantısını günümüze aktarmaktadı...

İzleyiciler